Türkiye'nin en kuzey ucu: Sinop

Türkiye'nin en kuzey ucunda, gitmeyen bilmez, tahmin etmez en güzel şehirlerden biri olduğunu, yeşilini, çeşit çeşit plajını, modern insanını... Aslında sadece Sinop değil, Karadeniz'in kendine has bir güzelliği var. Şimdi THY'nin başlattığı uçuşlarla ve yeni yapılan yollarla ulaşım kolaylaştı... Aşağıdaki yazı da Skylife dergisinden alıntı, o kadar güzel anlatmış ki gitmiş kadar oldum, o yüzden yazının bir kısmını değiştirmeden ekliyorum, isteyenler tamamını buradan okuyabilirler



İnsanın üzerindeki şehir yorgunluğunu alan bir havası var Sinop’un. Rıhtım boyu uzun bir yürüyüşe çıkıp seslere kulak verin yeter ki: Balıkçı takalarının pat patları, kayalıkları döven dalgalar, esnaf selamlaşmaları ve bitmeyen martı çığlıkları… Zamanı telaşsızca tüketen sokak aralarında manzara farklı değil. İnsanı her daim sarıp sarmalayan rehavet duygusu hep baki. Şehrin üzerine kurulduğu minik yarımadanın kuzeyinde bulunan Boztepe’deki mahallelere ada deniyor ama Sinop’un her yeri ada gibi. Çevreye bakarak bile zamanı anlayabilirsiniz burada. Pastanelerden yayılan mis gibi nokul (yöreye özgü bir tür çörek) kokusu kahvaltı vaktini işaret eder. Otomobil seslerinin artması nasıl işe gitme saatlerini anlatıyorsa, sahil kahvehanelerinin hareketlenmesi de öğle paydosunu hatırlatır. Denizden dönen teknelerden kasa kasa balığın lokantalara taşınmasıyla akşamüstü saatleri gelmiştir artık. Mendirekteki ışık çakar gemilere selam durduğunda ise güneş denizin üzerini kızıla boyamıştır çoktan. Günbatımından önce kaleye tırmanıp Karadeniz’in sonsuzluğuna karşı seyre daldıysanız uzun uzun, akşam ziyafeti için liman çevresindeki restoranlara uzanmanın vaktidir.




FİKRET KUŞKAN
‘İNCEBURUN, İSKOÇYA KIRSALI GİBİ’

“Dizi çekimleri için yaklaşık 6 aydır Sinop’tayım. Sinop, bir şeylerden uzaklaşmak, sadece kendini dinlemek isteyenler için özel bir sığınak gibi. Havası, doğası ve insanıyla Türkiye’deki en güzel, en sürprizli yerlerden biri. Uçsuz bucaksız sahilleri ve sakinliğiyle Sinop, gelecekte yaşamayı hayal ettiğim yere benziyor. Hiç bir yerde rastlamadığım rüzgâr etkileri var burada. Üç tarafı deniz olduğu için bir ada duygusu veriyor insana. Balığının bolluğu yanında, sahil lokantaları da çok keyifli Sinop’ta. En kuzeydeki İnceburun ise doğası ve melankolisiyle İskoçya kırsalı gibi. Sinop’u neden bu kadar geç tanıdım diye hayıflanadığım zamanlar oldu. Hani çocuğumu özlemesem, İstanbul’a bile dönmez, burada daha uzun süreler kalmayı denerdim.”

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

0 comments:

Takip Edin...

Yazar Kafe

İletişim: dahabaskablog@gmail.com

Takip Ettiklerim