"Bihter Behlül öpüştürme" oyunu

Sonunda bu da oldu, Aşk-ı Memnu dizisi bitti ama sanal dünyada hala devam ediyor anlaşılan. Gazetede okuduğum haberi paylaşmadan edemedim:)


İnternetteki oyun sitelerinde yer alan oyunda yasak aşk yaşayan Behlül ile Bihter'i diğer aile üyelerine görünmeden öpüştürebilirseniz seviye atlıyorsunuz.
Petekoyun adlı oyun sitesinde yer alan "Bihter Behlül öpüştürme" oyununda evin bahçesinde bulunan Bihter ve Behlül karakaterini yanlarında bulunan Matmazel Deniz, Adnan Bey ve Beşir'e görünmeden öpüştürmeye çalıyorusunuz. Eğer yasak öpüşme diğer karakterler tarafından görülürse oyun bitiyor.

Oyunskor isimli sitede yer alan 'Aşk-ı Memnu' oyunu 3 seviyeden oluşuyor. Oyunun 1. seviyesinde Adnan Bey, Bihter'i uyandırmadan öpmek zorunda. Eğer Bihter uyanırsa Adnan Bey'i tırmalayarak kan içinde bırakıyor. Bihter uyandırılmadan öpülürse 2'nci seviyeye geçiliyor. Oynunun ikinci seviyesinde Behlül ve Bihter araba ile giderken öpüşmek zorunda. Ancak karşıdan gelen arabalara çarpmamak gerekiyor. Eğer öpüşmenin dozu kaçırırlarsa trafik kazası yaparak ikisi de ölüyor. Oyunun 3. seviyesinde ise Bihter, Behlül ve Adnan yanyana. Behlül görmeden Adnan ile Bihter'i öpüştürmek gerekiyor. Eğer Behlül onları öpüşürken görürse Adnan Bey ile kavgaya tutuşuyorlar ve her ikisde kanrevan içinde kalıyor.

{Kaynak: Habertürk}

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Twilight: Eclipse


Twilight (Alacakaranlık) serisinin 3.bölümü Eclipse (Tutulma) bugün vizyona giriyor. Genelde cuma günü değişen yeni filmler gibi değil, ABD ile aynı anda bizde de gösterimde. Okuduğuma göre sinemalar bu film için bugunkü seanslarını değiştirebilir, ek salon açabilirlermiş.
Belki vapirlerle ilgili vasat denilebilecek bir filmin bu kadar merakla beklenmesini anlamıyor olabilirsiniz ama itiraf ediyorum ben de ilk ikisini arka arkaya seyredip, hemen ardından 4 kitabı birden okumuş biri olarak geçen seneden beri bu filmi bekliyorum:)

Bu arada, serinin yazarının yeni bir kitabı daha çıkmış: "Bree Tanner'in İkinci Hayatı". Konusu ise Eclipse romanında bahsedilen yeni doğan vampirlerden Bree'nin vampir olduktan sonraki ve Cullenlarla karşılaşana kadar yaşadıkları... Sinekten yağ çıkarmak diye buna denir! Ama Alacakaranlık'la bağlantılı olduğu için okudum yine de:) Çok ince bir kitap iki günlük plaj vaktinde bitti bile... Diğer 4 kitabı okumamış olanlar için peki birşey ifade etmez, sadece seriyi takip edenlere öneririm...



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Bu seneki pencere önü bostanlarım

Geçen sene aldıklarımdan fesleğen kışın soğuğuna dayanamamıştı (tabiki balkonda bırakmak da benim hatamdı), nane ise çok önce yazın susuzluktan kuruyup gitmişti. Daha sonra "mutfak bahçem"in fesleğenini denemiştim ama ne yazıkki çok sevmedim, doğru düzgün filizlenmeden soldu gitti.
Bu sene yine pencere önü bostanlarında karar kıldım. Fesleğen ve Maydanoz 1 ay içinde aşağıdaki hale geldi, sadece hergün altındaki kaba su koyuyorum, gübre ya da güçlendirici birşey eklemiyorum ama buna rağmen çok çabuk büyüdüler. Bu sefer kışa da dayandırmaya çalışıcam:)



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Aşk-ı Memnu Finali

Aşk-ı Memnu finali bu akşam, neyseki çok fazla suyunu çıkarmadan bitiriyorlar, final bölümü yayınlanmadan o kadar haber oldu ki seyretmem diyenler bile merak ediyordur eminim:) Final sahnesinden cenaze görüntüleri gazetelerde çıktı bile. Ben kendi keyfimi de kaçırmamak için koymuyorum bu resimleri, akşam seyredip görelim ve sonunda bittiği için de sevinelim:)) Yanlız umuyorum final bölümü diye reklamlara yüklenip dizinin süresini 5 saate çıkarmazlar...





(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Mutfakta mercan rengi

Beyaz aydınlık bir mutfağa mercan renkte aksesuarlar çok yakışmış...



{kaynak: coco+kelly}

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Haftasonu Nereye Gitmeli ? - 1

Yazın haftasonları kaçacak biryerler arıyor insan, cumayı izin alıp uzun bir haftasonu tatili yapmak istiyor... Ben de araştırmalara başladım, işte böyle gezi yazısı yerine ön araştırmalarımı paylaşıyorum:)

İlk seçenek Bozcaada. Geleneksel Şarap Tadım Günleri bu ayın sonunda 24-27 Haziran arasında düzenleniyor, eğer gideceksem bu haftayı kaçırmak istemem. 4 gün boyunca farklı şaraphanelere geziler ve akşamları da muzik dinletileri organize edilmiş. Ben de adada nerede kalınır neler yapılır araştırdım:

Görülecek Yerler:
  • ADA SOKAKLARI - Feribotun yanaştığı ilçe merkezi, nostaljik sokakları ile şirin bir balıkçı kasabası havasında. Zamanında kasabanın ortasından geçen bir dere, Rum ve Türk Mahallesi diye ikiye ayrılmasında rol oynamış kasabanın. Artık böyle bir ayırım yok ama mimari farklarından hangi mahallede olduğunuzu anlamak mümkün.
  • BOZCAADA KALESİ - Feribotla adaya yaklaşırken ilk dikkatinizi çekecek adanın heybetli kalesi.
  • ŞARAP FABRİKALARI - Şarap fabrikaları, şarapçılık geleneğinin çok eski yıllara dayandığı adanın vazgeçilmez yapıları.
  • AYAZMA MANASTIRI - Yunanca "hagiasme" kelimesinden gelen Ayazma, kutsal su anlamına geliyor. Ayazma’daki Rum Ortodoks cemaate ait manastır, Rum azize Aya Paraskevi adına yapılmış ve onun adını taşıyor. 1734 yılında Manolaki Manolidis tarafından yapılan manastır, sadece özel günlerde ibadete açılıyor. 26 Temmuz’da kutlanan Rumların Aya Paraskevi günü manastırın ibadete açıldığı günlerden biri. Kalabalık bir grubun Ayazma’da toplanıp eğlendiği bu güne halk arasında Ayazma Panayırı deniyor.
  • GÖZTEPE - İşte size bir ada üzerinde olduğunuzu anlatacak en güzel manzara! Adanın en yüksek noktası.
  • BOZCAADA MÜZESİ - Bozcaada Müzesi, ziyaret ettiği yeri yakından tanıma bilincindeki ziyaretçiler için eşi bulunmaz bir fırsat.
  • RÜZGAR GÜLLERİ - Belki de hayatınızda seyredebileceğiniz en büyüleyici günbatımları adanın batı ucunda bekliyor sizi. Gündüze son noktayı koymak için Batı Burnu’nu ziyaret etmek bir gelenek haline gelmiş adada.
Aktiviteler:
  • WINDSURF - Bozcaada’nın her daim rüzgarlı olan kuzeydeki Çayır mevkii, rüzgar sörfü çok ideal bir ortam oluşturuyor. 2010 sezonunda bu plajda özel sörf dersleri verilmeye başlandı.
  • DALIŞ - Bozcaada sualtı zenginliği açısından Ege Denizi’nin en önemli dalış noktalarından biri. Ada etrafında dalış yapılabilecek 7-8 tane bölge bulunuyor. Adanın en büyük avantajı farklı yönlerden esen rüzgarlarda bile dalınabilecek daima kuytu bölgelerin bulunabilmesi.
  • ADA TURU - Adaya arabasız gelenler hergün ada merkezinden 19.30'da kalkan minübüslerle adayı boydan boya dolaşma fırsatını yakalayabilir.
  • YÜRÜYÜŞ ve BİSİKLET - Bozcaada fazla engebeli olmayan yapısıyla yürüyüş yapmak ve bisiklet kullanmak için ideal bir yer. Anayollardan sapılan toprak yollar, sizi keşfe çıkaracak rotalar…
  • ALIŞVERİŞ - Bozcaada bir üzüm ve şarap adası. Dolayısıyla buraya geldiğinizde üzümle ilgili alışveriş yapmanız yerinde...
  • SANAT GALERİLERİ - Bozcaada’nın ada olmasının getirdiği izole hali onu her dönem sanatçılar için çekici kılmıştır.
  • BAĞ TURLARI - Çamlıbağ şaraplarının sahibi Yunatçılar, 2009 yaz sezonunda traktörle günbatımı turları düzenlemeye başladı. Hergün düzenlenen bu turlar, şarap adası Bozcaada'da bir boşluğu doldurdu!
Nerede Kalınır:
Merkez Konaklama

Ada merkezi, feribotun yanaştığı küçük bir kasaba. Burada tüm mekanlar yürüme mesafesinde. Rum ve Türk mahallesi diye ikiye ayrılan merkezde, eski Rum ilkokulundan, şarap fabrikasından, tarihi binalardan ve eski evlerden dönüştürülmüş ya da mimari dokuya uygun sıfırdan inşa edilmiş küçük oteller ve pansiyonlar bulunuyor.

Merkez Dışı Konaklama

Adada minübüslerle sağlanan toplu taşıma, kısıtlı güzergahta ve saatlerde olduğu için merkez dışında konaklamak isteyenlerin özel araçlarıyla gelmeleri yerinde olacaktır.

Merkez dışında konaklama için seçenekleriniz; pansiyon olarak kullanılan bağ evleri, en fazla iki katlı küçük oteller ve tatil çiftlikleri. Tesisler genelde bağlarla içiçe ve doğa manzaralı oluyor.

Bozcaada’da denize sıfır sadece birkaç tesis bulunuyor. Plajlarda ise herhangi bir tesis bulunmuyor.


Bunlara Dikkat!
  • Bozcaada'ya günübirlik gitmek.
  • Adaya saat başı feribot olduğunu sanmak.
  • Adada sadece Ziraat Bankası olduğunu bilmemek. Koçbank'ın mobil subesi sadece yaz döneminde(Temmuz, Ağustos) hizmet veriyor. Burada bulunan ATM'den Vakıfbank, Akbank, Garanti Bankası, Fortis Bank, Yapı Kredi Bankası kartları olanlar 24 saat para çekebilirler.
  • Bozcaada'ya Jet Ski götürmek.
  • Dönüş için feribot rezervasyonu yapmayı unutmak .
  • Temmuz Ağustos aylarında rezervasyonsuz adaya gitmek.

{rüzgar gülleri}

{ayazma plajı}

{bozcaada kalesi}

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Sonunda SATC-2 :)

Ne zamandır beklediğimiz SATC-2 filmini sonunda seyrettik... Kızlarla yapılacak çok güzel bir aktivite... Sinemada birkaç erkek de vardı, kendi rızalarıyla gelmediklerini tahmin ediyorum - bayanlar erkekleri bu filme gelmeye zorlamayın, yazık. İkinci kez seyredecek bir kız arkadaş bile bulabilirsiniz ama erkek arkadaşınız için 2,5 saatlik boşa geçmiş bir zaman. Üstelik neredeyse havada uçuşan Louboutinleri gösterdiğinizde sizinle aynı heyecanı da paylaşamayacak:)



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Çay Keyfi



Çok beğenilen Faruk Malhan tasarımı, bardağın tabanı ile tabağını iç içe geçiren İstanbul çay bardaklarının yeni desenleri piyasaya çıkmış. "Dervish" isimli seride Mezopotamya ve Osmanlı ipeklerindeki desenlerinden ilham alınmış farklı renk ve altın ile platin çeşitleri bulunuyor. İlk çıkan klasik bardaklardan ve renk renk bardak altlarından evde mevcut olmasına rağmen, bir seri de bunlardan alabilirim sanırım:)



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Sertab dinliyorum...

Sertab Erener'in yeni "Rengarenk" albümünü aldınız mı? Ben 1 haftadır arabada evde bunu dinliyorum, tam yaz şarkıları, ve muheteşem bir ses tabiki... Çıkış parçası "Koparılan Çiçekler"in farklı birkaç versiyonu var albümde, ayrıca geçen sene çıkan "Bu Böyle" (aşkımemnu takip edenler bilirler:)) single'ı da albümde... tavsiye edilir:)



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Şarap Hakkında Bilinmesi Gerekenler



Şarap içmeyi sevsem de şarap uzmanı olduğumu söyleyemem. Ama yine de hangi yemekle ne içmek, şarabı nasıl muhafaza etmek gibi detayları bilmek gerekir. Women’s Health dergisinde konuyla ilgili güzel bir yazı yayınlamışlar ben de paylaşmak istedim:

1. Şarabı çeşni niyetine iç!
Amerika çapında 70 restoran işleten Lettuce Entertain You Enterprises içki direktörü, şarap Tadım Uzmanı Alpana Singh, seçtiğin şarabın Pinot Grigio ya da Sauvignon Blanc gibi ekşimsi bir tadı varsa, bunu balık gibi hafif yiyeceklerle içmeni tavsiye ediyor. Yemeğine biraz yağ koyma ihtiyacı hissediyorsan daha yoğun ve zengin bir şarap seçmelisin.

2. Hem tatlı hem baharatlı
Güneydoğu Anadolu, Tay ya da Hint mutfağından bol baharatlı bir şeyler yemek istiyorsan, Riesling gibi tatlı ve meyvemsi bir şarap seç. What to Drink with What You Eat kitabının yazarı Karen Page, tatlı şarabın baharatlı yemeği dengeleyeceğini söylüyor.

3. Her yemekle gider
Eğer bir yere yemeğe davetliysen ve ev sahibinin ne yemek yapacağını bilmiyorsan Pinot Noir seçmelisin. Top Chef programından tanıdığımız ünlü şarap Tadım Uzmanı Stephen Asprinio, bu şarabın ne çok ağır ne de fazla hafif olduğunu, somon, levrek, ton gibi balıklarla, kabuklu deniz ürünleriyle, kırmızı et ve tavukla da gidebileceğini söylüyor.

4. Dünya kadar şarap!
Şaraptan anlayan biri, ucuz bir şişeyi metrelerce öteden bile fark eder. Asprinio, bütçesi pahalı şarap almaya yetmeyenler için güzel bir öneri sunuyor: Güney Afrika ya da Portekiz gibi bir ülkeden ithal edilmiş bir şişe seçerek dostlarını etkileyebilirsin. Bu bölgelerde çok kaliteli şaraplar üretiliyor ama çoğu insan bu şarapları fazla tanımıyor. Piyasada 29 TL’ye oldukça lezzetli kırmızı şili şarapları bulabilirsin.

5. Şarabın sıcaklığı mükemmel olmalı!
Singh, insanların beyaz şarabı fazla soğuk, kırmızıyı da fazla sıcak içtiğini düşünüyor. Kırmızıları servisten 10 dakika evvel buzluğa koyarak ve beyazları servisten 10 dakika evvel buzdolabından çıkararak bu sorunu aşabilirsin.

6. Şarabın nefes almasına izin ver!
Şarabı açar açmaz servis yaparsan lezzeti kaçabilir. Karen Page ile beraber What to Drink with What You Eat isimli kitabı kaleme alan Andrew Dornenburg, şarabı açıp kadehe doldurduktan sonra 15 dakika beklemeni öneriyor: “şarap oksijen alınca lezzeti daha da zenginleşir.”

7. Şarabın nefis kokusunu içine çek!
Ağzına kadar dopdolu bir kadeh bol bol şarap anlamına gelir ama aynı zamanda şarabın aromasını hissetmeni de önler. Kadehin yarısı boş olmalı, böylece şarabı döndürerek karıştırıp aromasının tadına varabilirsin. Karıştırdıktan sonra nefis aromayı içine çek. Çeşitli araştırmalar tat alma duyusunun yüzde 80’inden burun deliklerinde bulunan sinirleri sorumlu tutuyor. Singh, dil sayesinde tatlı, ekşi gibi tatları ayırt edebileceğini, ne var ki şarabın alt notalarında bulunan aromaların farkına varamayacağını söylüyor.

8. İçmeyeceğin bir şarapla asla yemek pişirme!
Bu her karides sote yaptığında bir şişe şaraba 100 TL’den fazla vermen gerektiği anlamına kesinlikle gelmiyor. Asprinio’ya göre marketlerde bulunan yemek pişirme şaraplarından da uzak durmalısın çünkü bunlar zararlı kimyasallar, gıda boyası ve diğer saçma sapan katkı maddeleri içeriyor. Yemeğe eşlik edecek şarabı kullanabilirsin mesela: “Yudumladığın şarapla pişmiş yemeğin tadına varmak güzel bir deneyim.” Birkaç haftadır buzlukta bekleyen açılmış bir şişeyi sakın kullanma! Bu yemeğine acımsı bir tat verir.

9. Uzun ömürlü olsun!
Bir şişe açılmış kırmızı ya da beyaz şarap buzdolabında üç gün dayanır. Asprinio, oksijenin büyük bir şarap düşmanı olduğunu ve vakumlu kapakla bu problemi engelleyebileceğini söylüyor. Böylece şarap birkaç gün daha bozulmadan dayanacak (Gıda ve şarap Koruyucu Set, 75 TL saraptakilari.com) Asprinio, ani sıcaklık değişimlerinin şarabı bozduğunu belirtiyor, o yüzden bir süre dışarıda durmuş bir şişeyi hemen buzluğa koyma.

10. Ağzının tadını bozma!
Açılmamış şişeyi sıcaklığın sabit olduğu bir yerde muhafaza et, mesela mutfak dolabı olabilir. Singh, mantarın sıcakta genleşip soğukta küçülebileceğini söylüyor. Eğer mantar biraz dışarı çıkmışsa ya da şişe tam dolu değilse, servis yapmadan evvel bir yudum al. Tadı sirke gibiyse at gitsin.

11. Şarap butiği sıcak olmamalı!
New York’ta bulunan Alto Restaurant’ın işletmecisi Eric Zillier, hava sıcakken kapısı ardına kadar açık olan şarap butiklerinden uzak durmanı tavsiye ediyor. Sıcak havaya maruz kalan şarapların tadı bozulacaktır.

12. Kırmızı dişler…
Dişlerinde şarap lekesi olmasını istemiyorsan, tannik asit içeren Cabernet Sauvignon ya da Chianti gibi şaraplardan uzak dur. Pinot Noir, Roze gibi daha hafif seçenekler denemelisin. Yine de gülümsemeye korkuyor musun? O zaman Clynomin diş macunu ile şarap lekelerinden kurtulabilirsin.

13. Şişe tıpasına burun kıvırma!
Günümüzde bazı şarap markaları, mantar yerine tıpa kullanmayı tercih ediyor. Mantarda bulunan trikloroasetik asit (TCA), şarabın lezzetini mahvedebilir. Asprinio, şarabı biraz daha bekletip öyle tüketmeye niyetin yoksa, şişe tıpasına burun kıvırmaman gerektiğini belirtiyor.

14. Geleceğe bak
Fıçı şarabı gittikçe yaygınlaşıyor. Fıçılarda saklanan şarap hem daha uzun süre dayanıyor, hem de yarısına kadar içilen şişeler atılıp çevre kirliliğine sebep vermiyor. Fıçının içine giremeyen oksijen, şarabı okside edip tadını bozamıyor. Amerika’da çok yaygın olan bu uygulama ülkemize de gelecek yakında.

15. Beyaz mı, kırmızı mı?
”Kırmızı etle kırmızı, beyaz etle beyaz şarap” klişesi geçerliliğini çoktan yitirdi. Doğal aroma maddelerine önem veren, yeni ve yaratıcı yemek pişirme teknikleri, yepyeni kombinasyonları mümkün kılarak beyaz şarabın daha da önemini arttırıyor.

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Sex & the City 2 Filminin Setinden Kareler...

İşte Carrie ve Big'in muhteşem evi...







Biraz da nostalji, Carrie'nin dizideki eski evinin aynısı filmin setine taşınmış...



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Lavanta Temalı Sofralar





(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Yumurta Kaplarında Çiçekler

Sofraları süslemek için güzel fikirlerden biri daha... İçine minik çiçekler yerleştirilmiş yumurta kapları... Bahçe ya da balkonda yapılacak kahvaltı keyfinde çok güzel gider.



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Muffin Kalıbından Mumluk

Kendinizin yapabileceği, muffin kalıbındaki yapraklarla süslenmiş mumluk çok basit ve şık...



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

İkea Bahçe Mobilyaları







(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Lale


Günümüzde dünyanın en fazla lale üretilen ülkesi - hatta tekeli - Hollanda olsa da, aslında anavatanı Orta Asya'dır. 16'ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından Hollanda Kralı'na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar'ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar'ı hayranlık içinde bırakmışlardır. Günümüde artık Hollanda lalenin üretimi ve ticaretinde 1.sırada.
Yakın zamanda Hollanda'ya giden sevgili arkadaşımın, binlerce çeşidi ve rengi olan lalelerden getireceğini umarak:) nasıl dikileceği ve bakımı konusunda araştırma yaptım, umarım boşa değildir:))

Ne zaman dikilmeli?
Çiçek soğanları ilkbaharda çiçeklenen güz soğanları ve yazın çiçeklenen yaz soğanları olarak ikiye ayrılırlar. Güz soğanları yaşadığımız yerin iklim koşullarına bağlı olarak dikim zamanlarında farklılık gösterebilir.

Soğuk iklime sahip yerlerde Eylül ile Kasım ayları arasında, ılıman iklime sahip olan yerlerde Ekim ile Ocak ayları arasında dikilebilirler. İlk dondan sonra toprağın rahatlıkla işlenebilir olması dikim için idealdir. Yaz soğanları ise Mart -Haziran ayları arasında dikilebilir. İklim soğuk ise yaza doğru, sıcak ise Mart ayından itibaren dikilebilirler.

Toprak yapısı nasıl olmalı?
Toprağın iyi drene olması dikkat edilmesi gereken en önemli noktadır. Unutmamak gerekir ki ne dikerseniz dikin toprağın iyi işlenmiş olması her zaman çok önemlidir. Bu sadece dikimi kolaylaştırmakla kalmaz aynı zamanda soğanların yeni köklerinin iyi bir başlangıç yapmalarına da yardımcı olur.

Drenajın sağlanmış olması şartıyla soğanları saksılara da dikebilirsiniz. Tüm toprak türleri çiçek soğanları için uygundur. Ancak çiçeklerin bol ve canlı olması ve çürümeden birkaç yıl kullanılması isteniyorsa, besin değeri yüksek, fiziksel özellikleri ideal olan hazır torflarla karıştırılmış ortamda yetiştirilmelidir.

Soğanların dikim derinliği:
Soğanların dikim derinlikleriyle ilgili genel kural, soğanın boyunun iki katı derinliğe dikilmeleri gerektiğidir. Daha açıklayıcı olmak gerekirse, örneğin soğanın çapı 16 cm ise soğanı yaklaşık 30 cm derinliğe, çapı 5 cm ise yaklaşık 10 cm derinliğe dikmeniz önerilmektedir. Dikim derinlikleri soğan paketleri üzerinde ayrıca belirtilmektedir.

Dikim aralıkları ne kadar olmalı?
Küçük canlı çiçek soğanları birbirlerine oldukça yakın yaklaşık 10ar cm aralıklarla daha büyük canlı soğanlar ise yaklaşık 12-13 cm aralıklarla dikilebilirler. Çok daha belirgin bir renk cümbüşü yaratmak istenilirse soğanları daha yakın, hatta birbirlerine neredeyse değecek kadar yakında dikebilirsiniz.

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Takip Edin...

Yazar Kafe

İletişim: dahabaskablog@gmail.com

Takip Ettiklerim