Yuvarlak Masa

Yemek masası alırken, hep diktörtgen ya da kare masalara yoğunlaşmıştım. Zaten yuvarlar masa da çok az yapılıyor, genelde mutfak için küçük masalar ya da dış mekan için yine küçük masalar var piyasada. Ama şimdilerde yuvarlak masanın daha kullanışlı ve daha samimi olduğunu düşünüyorum, belki sadece bu resimdekiler güzel göründüğü içindir...





(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Muhteşem Yelkenliker İstanbul'da

2010 Avrupa Kültür Başkenti olan İstanbul’un denizleri 27–30 Mayıs tarihleri arasında muhteşem yelkenlileri ağırlayacak.



İngilizlerin ‘Tall Ships’ adını verdikleri, dilimize ‘Boylu Soylu Yelkenliler’ şeklinde çevrilen denizlerin bu güzel ve asil kuğuları, uzak denizleri aşıp Boğaz’ın serin sularına demir atacak. ‘Sail Training International’ organizatörlüğü, Yunanistan ve Bulgaristan’ın katkıları ile Türkiye’den Deniz Ticaret Odası’nın öncülüğü ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın ortak çalışma ve katkılarıyla gerçekleşme fırsatı bulan etkinlik, aslında sıradan bir yarışma olmanın çok ötesinde.

Boylu Soylu Yelkenliler, dünya denizlerini aşarak 9–12 Mayıs’ta Volos (Yunanistan), 21-24 Mayıs’ta Varna (Bulgaristan), 27 -30 Mayıs’ta İstanbul ve 4-7 Haziran’da Lavrion (Pire) limanlarında olacaklar.

Yarışma günleri boyunca Boğaz turları, kano, kürek gibi deniz yarışları da düzenlenecek. Etkinliklerle, katılımcıların ve izleyicilerin deniz sporlarına ilgisinin ve farkındalık düzeyinin arttırılması arzulanıyor. Öte yandan görsel bir şölen niteliğindeki Boylu Soylu Yelkenliler Yarışı’nda yarışmacılar (Historical Seas Tall Ships Regatta ) büyük dalgalar, güçlü akıntılar ve kuvvetli rüzgârların yanı sıra birbirleriyle de mücadele etmek durumundalar. Mücadelede başarıyı yakalamak tam bir takım çalışmasına ve birbirlerine kenetlenmiş, uyumlu bir ekip oluşturmaya bağlı.Yelkenlilerin İstanbul’da olduğu dört gün, tam bir şenlik havası içinde kutlanacak.




(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Paris'e Gitmeden Önce...

Paris tatili öncesi hazılık yapıyorum, 3 günde ne kadarını gezebilirim ne kadar yer görebilirim bilmiyorum ama zaman az olduğu için önceden çalışıp gitmekte fayda var. Elele dergisi yapılması gerekenleri özetlemiş. Başka önerisi olan ??

YAPMANIZ GEREKEN 10 ŞEY
  1. Gün batımında Seine Nehri'nin iki yakasını birbirine bağlayan köprüler altında tekne gezintisiyle Paris'in en eski ve görkemli binalarını seyre dalın.
  2. Champs-Elysees caddesi üzerindeki Deuville restoranın istiridyesini, Montmartre'daki La Pomponette'un şaraplı uskumrusunu, Paul pastanelerinin tartlarını, Ille St. Louis'de Paris'in en ünlü dondurmacısı Berthillion'un dondurmalarını deneyin, dünyaca ünlü şef Alain Ducasse'nin Montaigne Caddesi'ndeki neo-rococo stili restoranında Parissienne atmosferi içinize çekin.
  3. Notre-Dame Katedrali'nde tarihe dokunun.
  4. Hangi mevsim olursa olsun Jardins du Luxembourg parkında dolaşarak bir Parisli gibi kentten kaçışın keyfini çıkarın.
  5. Aristokratlara ait taş evlerle kaplı bir meydan olan Marais'de dolaşın.
  6. Bir zamanlar sebze, meyve ve et pazarı olan Les Halles'de alışveriş turuna çıkın, her hafta sonu Port de Clingancourt?ta kurulan bit pazarına ve ünlü modacıların indirimli ürünlerini almak için Giok'a gidin.
  7. Rue Oberkampf?taki hip cafe'leri, restoranları ve butikleri gezin.
  8. Seine kıyılarındaki kitapçıları, Latin Quartier'deki gourmet shopları, Pompidou?nun kiş barlarını keşfedin.
  9. Sacre Coure'e çıkan merdivenlerde soluklanırken manzarayı seyredin.
  10. Muhteşem kostümleri ve dans gösterisiyle Moulin Rouge şovunu görmeden dönmeyin.

GÖRMENİZ GEREKEN 10 YER:
  1. Gösterişli mimarisi ve içinde barındırdığı tarihiyle Musee du Louvre'u mutlaka görmelisiniz. Sanat kokan bu şehrin tüm müzeleri hazine gibidir. Musee D'Orsay, Musee D'Orangerie, Rodin Müzesi bunlardan bazıları.
  2. Paris'i zirveden keşfetmek için Eiffel Kulesi'ne çıkın.
  3. Centre de Pompidou'nun yerini hiçbir şey tutamaz. Yürüyen merdivenlerle ne kadar yukarı çıkarsanız, şehri o kadar iyi tanırsınız.
  4. Ağaçları ve doğal ortamıyla Montmartre'ı görün. Burası şehrin en romantik ve en bohem bölümlerinden biridir.
  5. Dinlenmek ve geçmişi hayal etmek isteyenler için krallıkların yönetildiği Chateau Versailles Fransa'nın ilginç tarihini anlatıyor.
  6. Parc Andre Citroen'de siyah ve beyaz bahçeler, tematik veya yabani bahçeler, çimenlikler ve cam evler, fıskiyeler ve çeşmeler, basamaklı taş yükseltiler gibi son derece zengin seçenekler var. Kesinlikle çok eğleneceksiniz.
  7. Louvre yakınlarındaki Le Fumoir adlı kulübün müşteri profili ''genç Avrupa aristokratları ve kahverengi tütün tutkunları'' diye tarif ediliyor.
  8. Musee des Arts d'Afrique et d'Oceanie'da kabile sanatlarından örnekler ve bir akvaryum bulunuyor.
  9. Parc Montsouris 16 dönüm arazi üzerine kurulu devasa bir park. İçinde kelebek bahçeleri, oyun ve dinlenme alanları, villalar var.
  10. Palais Garnier gece dışarı çıkıp bir opera izlemek ve parıltılı bir gece geçirmek için hâlâ rakip tanımıyor.

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Ekolojik Pazarlar


Son zamanlarda hep söyler dururuz, sebze ve meyvelerin artık ne tadı var ne kokusu, görünüşleri çok güzel ama içleri boş... GDO'lu mu, hormonlu mu belli değil. Doğal ürünlere hasret kaldık, evde domates biber yetiştirmek de bir yere kadar... Üstelik artık halk pazarların da marketlerden farkı yok, hatta bazen daha bile pahalı olabiliyorlar. Organik ürünleri bulmak da o kadar kolay ve de hesaplı değildi ama artık organik ürünler satan ekolojik pazarlar birer birer artmaya başladı:

Şişli Ekolojik Halk Pazarı:
Her cumartesi kurulan pazarda domatesten ekmeğe, yoğurttan tekstil ürünlerine, makarnadan nar suyuna kadar çok çeşitli ekolojik ürünleri bir arada bulmak mümkün. Şişli %100 ekolojik pazarda Kasım 2009’dan bu yana naylon torba kullanımı kaldırıldı. Pazara gelirken naylon torba yerine bez torba, file ve sepet kullanma alışkanlıkları geliştirerek doğadaki ayak izinizi azalabilirsiniz. Plastik, kağıt, metal ve hatta kızartma yağı atıklarınızı pazardaki geri dönüşüm kutularına bırkabilirsiniz.

Kartal Ekolojik Pazarı:
Anadolu Yakası'nın ilk ekolojik pazarı! Kartal merkezdeki belediye hizmet binası ile, Kartal Tren İstasyonu arasında pazar günleri kurulan pazarda, toplam 200 stant var. Kurulan çadırda, yıl boyunca ekoloji ile ilgili toplantılar, yaşam atölyeleri, sanat etkinlikleri ve konserler de gerçekleştiriliyor.
Kadıköy Ekolojik Pazarı: En son açılan pazarlardan biri. Her Çarşamba günü, Özgürlük Parkı’nda kurulan olan Organik Halk Pazarı’nda; sertifikalı taze sebze ve meyvelerin dışında, kurutulmuş organik ürünler de satılıyor. Organik Halk Pazarı’nda satıcıların bağırarak satış yapması yasak… Ayrıca ürünler, çevre dostu poşetler ve kese kâğıtlarına konularak müşteriye veriliyor.

Samsun Ekolojik Halk Pazarı:
Cumartesi günleri Samsunluların rotası belli. Yiyeceklerin yanı sıra tekstil, kozmetik ve temizlik ürünleri de organik. Düşünün çikolatalar bile... Ürünler, toplam 50 stantlık minik evlerde satılıyor.

Bodrum Organik Pazarı:
Bodrum Ekolojik Tarım ve Yaşamı Destekleme Derneği ve Konacık Belediyesi'nin iş birliğiyle, Belediye Çok Amaçlı Çadırı'nda çarşamba günleri kurulan pazarda Bursa, Afyon, İstanbul, Antalya, Milas'ta yetiştirilen ürünler uygun fiyatlarla satılıyor.

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Yeniden Merhaba :)

İş güç derken, bir de taşınma ve eşya yerleştirme telaşıyla blogumu ihmal ettim, yazmayı unuttum neredeyse... Bu taşınma işi gerçekten çok yorucuymuş. Üstelik herseyi kendiniz paketleyip sonra geri açıyorsanız! Bu işten tek zevk alan sevgili kedimiz oldu. Onun için kocaman bir oyun alanı oluştu, bütün kutuların içine girip kontrol etti, onun onayından sonra yerleşti herşey.
Neyseki işler eski temposuna dönüyor, ben de kaldığım yerden devam edebileceğim...:)



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Hangi Çay Neye İyi Geliyor



SİYAH ÇAY
  • Çayın, vücuttaki zararlı maddeleri yok eder.
  • İshali durdurur.
  • Böbreklerin daha iyi çalışmasını sağlar.
  • Çaydaki teobromin ve teofilin maddeleri de idrar sökücü özelliğe sahiptir.
  • Çay banyoları, sıcak çay emdirilmiş temiz tülbent veya pamukla yapılan kompres ve pansumanlar, göz ve ciltteki bazı rahatsızlıkları giderir, dış derideki hemoroid memelerini küçülttüğü ve ağrıları dindirir.

YEŞİL ÇAY
  • Kalp damar hastalıklarını azaltıyor.
  • Kolesterol ve yağ değerlerini iyileştirerek, tansiyon ve kan şekerini ayarlıyor.
  • Damar sertliğinden koruyor.
  • Kılcal damarları büzerek ödem oluşmasını önlüyor.
  • Diş çürümesini ve kemik erimesini engelliyor.
  • Alerjiyi gidererek bakteri ve grip virüsü ile savaşıyor.
  • Migreni geçiriyor.
  • İdrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerinde kullanılıyor.
  • Yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırıyor.
NANE ÇAYI
  • Mide ve bağırsak gazlarını gideriyor.
  • Sindirim sistemi rahatsızlıkları, ishal, bulantı ve kusmaya iyi geliyor.
  • Karaciğer yetersizliğini gideriyor.
  • Kalp ritim bozukları, bağırsak spazmı, astım, grip, bronşit, baş dönmesi, dil tutukluğu, felç, çarpıntı, başağrısı, ateş ve soğuk algınlığına iyi geliyor.
  • Enerji vererek hafızayı kuvvetlendiriyor. Ancak mide ülseri ve gastriti olanların fazla kullanmaması tavsiye ediliyor.

KUŞBURNU ÇAYI
  • Doğal C vitamini içeriyor.
  • Enfeksiyon ve soğuk algınlığına karşı direnç veriyor.
  • Hemoroid, gribal enfeksiyonlar için yararlı.
  • Kolesterol ve yorgunluk derdine çare oluyor.
  • Varis, romatizma ve dolaşım bozukluklarına iyi geliyor.
  • Özellikle ilkbaharda kullanılması öneriliyor.
  • Kolesterol ve yorgunluk derdine çare oluyor.
  • Varis, romatizma ve dolaşım bozukluklarına iyi geliyor.
  • Özellikle ilkbaharda kullanılması öneriliyor.

PAPATYA ÇAYI
  • Diş ağrısı, hazımsızlık, gaz, mide spazmı ve krampları ile sinir sistemi problemlerine bağlı huzursuzluk ve uykusuzluğa iyi geliyor.
  • İştah açıyor.
  • Özellikle çocuklarda, sinire ve gerginliğe bağlı mide problemlerinde rahatlıkla kullanılıyor.

MELİSA ÇAYI
  • Tansiyonu düşürüyor ve idrar söktürüyor.
  • Yatıştırıcı özelliğinden dolayı spazmı önleyerek, sindirime de yardımcı oluyor.

IHLAMUR ÇAYI
  • Ateşli soğuk algınlıklarının kısa sürede iyileşmesini sağlıyor. Öksürük ve bronşite iyi geliyor.
  • Gevşetici, sakinleştirici ve terletici özellikleri bulunuyor. Kış aylarında sıkça kullanılması tavsiye ediliyor.
{Habertürk}

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Rengarenk Macaronlar

Geçenlerde kahvaltımı beyaz fırın'da yapmam gerekti.. "Gerekti" diyorum çünkü seçim yapacak olsam bütün o güzel pasta ve poaçaların olduğu yere kepekli tost yemek için gitmezdim. (Malum rejimdeyiz, yaz geliyor...) Bir yandan kepekli tostumu yerken bir yandan da vitrindeki minik tartlar ve macaronları seyrettim... Aslını isterseniz macaronların da çok hastası değilim, olmasa aramam, ama renkler ve sunum o kadar güzel ki, insanın aklı kalıyor. Hatta artık düğünlerde nikah şekeri yerine içine macaron koyulmuş minik kutular veriliyor, ya da artık bizde de yaygınlaşan "baby shower"larda pembe ve mavi macaronlar ikram ediliyor.



Ben de merak ettim, nereden çıktığını araştırdım:
  • Macaron adı, İtalyanca "iyi ve ince hamur" anlamına gelen maccherone'den geliyor.
  • Macaron'un ilk kez 1700'lü yıllarda İtalya'da Medici Ailesi'nin aşçıları tarafından yapıldığı, ardından da rahibeler aracılığıyla Fransa'ya getirildiği söyleniyor.
  • Macaron'un ilk tohumlarının 18. yy'da kuzeydoğu Fransa'nın Nancy şehrinde atıldığı da söylentiler arasında.
  • Paris'in en meşhur pastanelerinden Laduree'nin sahibinin kuzeni Pierre Desfontaines tarafından bugünkü popüler formuna kavuşturuluyor.
  • Dövülmüş badem , şeker ve yumurta akı ile hazırlanan, genellikle , kahve , çikolata,çilek, fındık, antep fıstığı, vanilya vb. ile koku verilen hamurdan yapılan macaron, buzdolabında 3-6 derecede saklanarak 10 güne kadar taze şekilde muhafaza edilebiliyor.
Tarifini de buldum ama bilmiyorum bununla uğraşmak yerine Beyaz Fırın ya da Divandan alıp işi garantiye almak en iyisi gibi geliyor:)

2 yumurta akı,
125 gr. pudra şekeri,
20 gr. nişasta,
50 gr. kabuksuz çekilmiş badem,
+ çikolatalı yapmak için 2 çorba kaşığı toz kakao
+ arzuya göre renklendirmek için jel gıda boyası

Fırını 175 C’ye ısıtın. Yumurta akını, nişasta ve şeker ile birlikte, iyice sertleşene kadar çırpın. Açık renk verecek kadar gıda boyası ekleyin. Çekilmiş bademleri yavaşça bezenin içine karıştırın. Sıkma torbası ile pişirme kağıdının üzerine aynı büyüklükte, yuvarlak bezeler kondurun. En fazla 15 dakika pişirin.

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Takip Edin...

Follow Me on Pinterest

Yazar Kafe

İletişim: dahabaskablog@gmail.com

Takip Ettiklerim