Mayısta Kaş başkaymış...

Kaş'ı ya çok seversiniz ya hiç, ikisinin arasını duymadım... Ben tabiki çok sevenlerdenim... Eğer tatilden beklediğiniz gece içip eğlenip gündüz uyumaksa evet Kaş size göre değil... Ama güne erken başlayıp, günü dalış, ya da yamaç paraşütü, kano gibi aktivitelerle geçirip akşam deniz manzaralı bir restoranda yemeğinizi yiyip bir sonraki güne enerji depolamaksa tercihiniz o zaman buyrun Kaş'a:)




19 Mayısı bahane edip bu sene yaz sezonunu erken açtık, soluğu Kaş'ta aldık... 1 hafta boyunca günde 2 dalış bizi yordu ama bir o kadar da eğlendik. Bizim gibi düşünen çok olmuş, bayağı kalabalıktı, akşam reservasyonsuz hiçbir restorana gidemedik... 19 Mayıstan sonraysa Kaş bize kaldı, güneş bile gitti kaştan:) yerini yağmura bıraktı, ama önemli değil, dalış sonunda 5 metrede 3 dakikayı doldururken yukarıda yagmurun suya bıraktığı izleri seyretmenin zevki de başkaydı..:)




Not: Geçtiğimiz seçimler sırasında Kaş'ı nasıl çirkileştirebilirim diye uğraşan, meydan taşlarını söküp yerine koyduğu seramik karolarla meydanı hamama benzeten, mavi barın önündeki duvarı yıkan, soğuk su çeşmesini yıkıp yerine çirkin heykeli diken zihniyeti kınıyorum. Seçimi kaybetmesine şaşmamalı! Yeni gelen CHP'li belediye başkanının biran önce bunları düzeltmesini umuyorum, bu sezon için ne yazıkki geç ama bir sonraki yaz umarım eski haline gelir...

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

1 comments:

ozer dedi ki...

Kaş meydanındaki düzenlemenin estetik bir facia olmasının yanısıra birçok teknik sakıncası da var.
1. Taşların renkleri koyu oldugundan güneş enerjisini emiyor. Isınan taşlar meydanı bir cehenneme çeviriyor. Yazın tam da aradığımız şey değil mi!
2. Taşlar çok leke gösteriyor. Normalde göze batmayacak kirler, lekeler çok sırıtıyor.
3. Islandığında zemin çok kayganlaşıyor. Düşmemek için sanki buzdaymışcasına ayaklarını sürüyen turistleri şahsen gözlemledim.

Takip Edin...

Yazar Kafe

İletişim: dahabaskablog@gmail.com

Takip Ettiklerim