Evdeki Bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Evdeki Bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Domates Biber Patlıcan...

Yazlık eviniz olmasının en güzel yanlarından biri bahçesinde sebze yetiştirebilmek. Kendim evdeki denemelerimden biliyorum ki balkonda, domates ve biberi geçtim, fesleğen ve maydanoz bile zor dayandı. Bahçede ne kadar büyütebilirsiniz işi bilmiyorum ama başlangıçta bahçedeki 5 biber, 3 domates ve 1 patlıcana insan gözü gibi bakıyor:)
(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Bahçe Bahçe...

söyle bize hangi saksı daha güzel? Bahçeyi güzelleştirme kapsamında tuğladan örülmüş saksıların üstünü taşlarla kaplamaya karar verdik ama hangi taşı kullansak karar veremedik. Biri denizden topladığımız orta boy olan taşlarla kaplandı, diğeri de minik beyaz çakıl taşları ve içine karıştırılmış siyah taşlarla.  Aslında büyük çoğunluk beyazda karar kıldı ama sizce hangisi daha güzel acaba?


(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Sarı Laleler Ektim...

Arkadaşımın Amsterdam'dan getirdiği lale soğanlarını daha yeni ekebildim. Biliyorum ekim zamanı geçti aslında, hatta soğanlar yeşermeye bile başlamıştı olduğu yerde ama ben yine de şansımı deniyorum. Dün bauhaustan minik saksılar aldım, bir de özel torflu kağıt saksılardan. Önce onlara diktim soğanları teker teker, sonra da saksıya. Şimdi bekleyeceğiz, bütün şartlar uygun olur, kargaların hışmına da uğramazlarsa yakında açtıklarını görürüm inşallah...

Orkideler

Orkideler çok hassas ve bir o kadar da güzel çiçekler. Birkaç arkadaşımda gördükten sonra ben de salona almaya karar verdim. Masanın ortasına buna benzer bir aranjman yapmak istiyorum, çiçekleri aldıktan sonra bir de ben resimleri çekip yayınlarım artık:)


(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Sardunyaları korumaya aldım:)

Havalar soğudu, ilk karı da camda görür görmez hemen sadunyaları içeri aldım. Geçen sene kara bile dayandılar derken eriyen karla onlar da çürüyüp gitmişti. Bu sene gerçi şöyle bir yağıp geçti ama olsun, tedbiri elden bırakmamak lazım:)

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Aloe Vera Yetiştiriyorum...


Evdeki son saksı bitkisi Aloe Vera. Daha önce domates, biber, maydanoz, fesleğen vs. yetiştirmeye kalktım, kısmen başarılı olsa da hiçbiri kalıcı olamadı ne yazıkki. Bakalım bu nasıl olacak...
Bu yaz Karaburun'a gittiğimizde herkesin bahçesinde Aloe Vera vardı. Kaktüse benziyor ama zambakgiller familyasındanmış. Ve tabiki mucize bitki olarak biliniyor. Genelde deri hastalıkları, yanıklar, alerji, egzama vs. iyi geldiği söyleniyor. Biz de bu yaz şahsen deneyip güneş alerjisi üstündeki hızlı etkisini görünce bir saksı da eve getirmeye karar verdik.

Çok fazla güneş görmeyen, ve sıcaklığı 18 dereceden az olmayacak bir yerde tutulabilir, ve birka. günde bir sulamak yeterli oluyor. Şu anda yerinden memnun görünüyor, hatta yanından küçükleri de çıkmaya başladı.

Aşağıda özet olarak faydalarını bulabilirsiniz, neredeyse iyi gelmediği birşey yok galiba:

Anavatanı Afrika olan aloe vera, 'ölümsüzlük bitkisi' ve 'ilaç bitkisi' isimleriyle de tanınıyor.

M.Ö 1500 yıllarında Eski Mısır'da yanık tedavisinin yanı sıra, enfeksiyon ve parazit tedavisinde de kullanılan bitkinin, ünlü Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın güzellik sırlarından biri olduğu, cildini taze tutmak için aloe vera ile masaj yaptırdığı biliniyor. Ayrıca, Afrikalı avcıların terlemeyi ve vücut kokusunu gidermek için aloe verayı ciltlerine sürdüğü belirtiliyor.

Bitkinin yüzde 96'sı sudan oluşan yapraklarında ayrıca temel yağlar, amino asitler, mineraller, vitaminler, enzimler, glikoproteinler (glicoproteins), rezin ve antrasen veya antrakinon türevleri yer alıyor. Sindirim sistemi, epitel doku, solunum yolları ve bağışıklık sistemi üzerinde düzenli kullanım ile mucizeler yaratan bitkinin yapısında aspirinin ana maddesi olan salisilik asid de bulunuyor.

Yapılan araştırmalar aloe veranın cildi nemlendirdiğini, güneş yanığı ve cilt kızarıklıklarına iyi geldiğini, cildin esnekliğini ve tazeliğini korumaya, akne ve ekzemayı kontrol altına almaya da yardımcı olduğunu gösteriyor. Aloe vera ayrıca, böcek veya sinek ısırıklarından veya alerjiden kaynaklanan kaşıntıya da iyi geliyor.

Kaynak: http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=131930

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Bu seneki pencere önü bostanlarım

Geçen sene aldıklarımdan fesleğen kışın soğuğuna dayanamamıştı (tabiki balkonda bırakmak da benim hatamdı), nane ise çok önce yazın susuzluktan kuruyup gitmişti. Daha sonra "mutfak bahçem"in fesleğenini denemiştim ama ne yazıkki çok sevmedim, doğru düzgün filizlenmeden soldu gitti.
Bu sene yine pencere önü bostanlarında karar kıldım. Fesleğen ve Maydanoz 1 ay içinde aşağıdaki hale geldi, sadece hergün altındaki kaba su koyuyorum, gübre ya da güçlendirici birşey eklemiyorum ama buna rağmen çok çabuk büyüdüler. Bu sefer kışa da dayandırmaya çalışıcam:)



(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Lale


Günümüzde dünyanın en fazla lale üretilen ülkesi - hatta tekeli - Hollanda olsa da, aslında anavatanı Orta Asya'dır. 16'ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından Hollanda Kralı'na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar'ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar'ı hayranlık içinde bırakmışlardır. Günümüde artık Hollanda lalenin üretimi ve ticaretinde 1.sırada.
Yakın zamanda Hollanda'ya giden sevgili arkadaşımın, binlerce çeşidi ve rengi olan lalelerden getireceğini umarak:) nasıl dikileceği ve bakımı konusunda araştırma yaptım, umarım boşa değildir:))

Ne zaman dikilmeli?
Çiçek soğanları ilkbaharda çiçeklenen güz soğanları ve yazın çiçeklenen yaz soğanları olarak ikiye ayrılırlar. Güz soğanları yaşadığımız yerin iklim koşullarına bağlı olarak dikim zamanlarında farklılık gösterebilir.

Soğuk iklime sahip yerlerde Eylül ile Kasım ayları arasında, ılıman iklime sahip olan yerlerde Ekim ile Ocak ayları arasında dikilebilirler. İlk dondan sonra toprağın rahatlıkla işlenebilir olması dikim için idealdir. Yaz soğanları ise Mart -Haziran ayları arasında dikilebilir. İklim soğuk ise yaza doğru, sıcak ise Mart ayından itibaren dikilebilirler.

Toprak yapısı nasıl olmalı?
Toprağın iyi drene olması dikkat edilmesi gereken en önemli noktadır. Unutmamak gerekir ki ne dikerseniz dikin toprağın iyi işlenmiş olması her zaman çok önemlidir. Bu sadece dikimi kolaylaştırmakla kalmaz aynı zamanda soğanların yeni köklerinin iyi bir başlangıç yapmalarına da yardımcı olur.

Drenajın sağlanmış olması şartıyla soğanları saksılara da dikebilirsiniz. Tüm toprak türleri çiçek soğanları için uygundur. Ancak çiçeklerin bol ve canlı olması ve çürümeden birkaç yıl kullanılması isteniyorsa, besin değeri yüksek, fiziksel özellikleri ideal olan hazır torflarla karıştırılmış ortamda yetiştirilmelidir.

Soğanların dikim derinliği:
Soğanların dikim derinlikleriyle ilgili genel kural, soğanın boyunun iki katı derinliğe dikilmeleri gerektiğidir. Daha açıklayıcı olmak gerekirse, örneğin soğanın çapı 16 cm ise soğanı yaklaşık 30 cm derinliğe, çapı 5 cm ise yaklaşık 10 cm derinliğe dikmeniz önerilmektedir. Dikim derinlikleri soğan paketleri üzerinde ayrıca belirtilmektedir.

Dikim aralıkları ne kadar olmalı?
Küçük canlı çiçek soğanları birbirlerine oldukça yakın yaklaşık 10ar cm aralıklarla daha büyük canlı soğanlar ise yaklaşık 12-13 cm aralıklarla dikilebilirler. Çok daha belirgin bir renk cümbüşü yaratmak istenilirse soğanları daha yakın, hatta birbirlerine neredeyse değecek kadar yakında dikebilirsiniz.

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Mutfak Bahçem

Bizim kedi son zamanlarda çiçeklere acayip dadanmış durumda, eskiden biraz çekiniyordu, şimdi hiç aldırmıyor:( Kedilerin mide sağlığı için yeşillik tüketmeleri gerekiyormuş, belki bu yüzden yaprakları kemiriyordur düşüncesiyle ona artık kedi çimi almam gerektiğine karar verdim.
Aklıma yine "Pencere önü bostanları" geldi, ama baktım ki onlara da rakip markalar çıkmış bile. "Mufak Bahçem" yeni keşfim, aynı mantıkla toprak ve tohum hazır olarak saksının içinde satılıyor, tek farkı tohumları toprağa kendiniz ekiyorsunuz. Ben kedi çimini aldım, bunun dışında 5 farklı ot çeşidi daha var. "Pencere önü bostanları"dan bir farkı daha - ve bunu tercih etmemin nedeni - saksısı daha küçük ve mutfakta daha rahat yer bulunabilir. Bu arada sadece Bauhaus'larda satılıyor...


(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Pembe domatesler büyüyor...

Haziran başında pembe domates fidanlarını balkondaki saksılara dikmiştim, 2 adet saksım var, ikisi de aynı yerde duruyor ama biri diğerinden biraz daha hızlı büyüyor, bilmiyorum neden... 10 gün önce seyahate gitmeden resimlerini çekip bloguma koymuştum... Döndüğümde yine hayretler içinde kaldım, inanılmaz büyümüşler, birine destek için koyduğum çubuğun iki katı büyüklüğe erişmiş... Şimdiki aşama saksılara toprak eklemek olacak... Bakalım çiçekleri ne zaman çıkacak...


(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Terapi niyetine çiçek yetiştirmek...

Geçenlerde okumuştum, kalp hastaları üzerinde inceleme yapmışlar, bahçeyle ilginenlerin ilgilenmeyenlere oranla daha az gerildiğini, daha az sinirlendiğini ve daha az yorulduklarını gözlemlemişler. Bahçeyle ilgilenmek, çiçek ekmek, sulamak, bakımını yapmak gerçekten stresten uzaklaştırıyor insanı, aynı zamanda fiziksel aktivite yerine de geçiyor. Bir de diktiğiniz bitkilerin çiçek açtıklarını görmek ayrı bir zevk.

Ben de bahçe hevesimi balkonda yaşamaya çalışıyorum, çiçeklerden sonra işi büyütüp fesleğen ve nane yetiştirmeye başladım. En son diktiğim pembe domatesler de bayağı büyüdüler, hatta birine destek yapmak zorunda kaldım... Yaz bitmeden umarım yiyebileceğim hormonsuz domateslerimi...


pembelerin son hali...

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Sardunyalarınız soldu mu?

2 ay önce diktiğim sardunyalar ilk çiçeklerini verdikten sonra birer birer solmaya başladılar... Kara kara düşünürken ne yapacağımı, "besin takviyesi" yapmamı söylediler... Hemen gidip bir tane "çiçek coşturan" aldım, adı kadar varmış, 2.günde bütün dallar tomurcuklandı. "Çiçek Coşturan" ismiyle birkaç markanın ürünü var, genelde çiçek satılan bauhaus tarzı yerlerde mutlaka bulunuyor. 1 litre sulama suyuna 1 kapak karıştırıyorsunuz, açıkçası her sulamada koyulmalımı emin değilim, ben 2 günde bir ekliyorum... Sıcaklar da arttığı için daha sık sulanmaya ve bakıma ihtiyaçları var, çiçeklerinizi ihmal etmeyin, sonra küsüp solmasınlar..:)

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Pembe Domates

Evdeki bahçemin son ürünü pembe domatesler... Balkonumda fesleğen ve nane ile başladığım sebze yetiştirme sevdasına domates eklemeyi de düşünürken, iş yerinden bir arkadaşım 2 adet pembe domates fidesiyle çıkıverdi karşıma... Doğal, hormonsuz sebzelere hasret kaldığımız şu devirde, doğal yöntemlere yetiştirilmiş, tadı ve kokusu olan domates yetiştirme fikri çok heyecanlandırdı...

Pembe domatesin öyküsü 2006 yılında bir İstanbul apartmanının balkonunda başlamış; daha sonra Türkiye'deki evladiyelik ("heirloom") doğal pembe domateslere sahip çıkarak, onları yine doğal yöntemlerle evlerinin balkon veya bahçelerinde yaşatmaya karar verenlerin katılımıyla oluşan ve genişleyen toplumsal ağa dönüşmüş...
Daha fazla bilgi ve domatesleri yetiştirme konusunda bilgi isterseniz:
http://www.pembedomates.org/

2 adet domates fidemi balkondaki saksılarına yerleştirdim... Sonucu sabırsızlıkla bekliyorum...

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Pencere Önü Bostanlarında Son Durum

Sanırım resim herşeyi anlatıyor...) 1 haftalık tatilden dönüşümde bitkilerimi aç susuz boynu bükük bulacağımı sanıyordum ama tam tersi daha bir canlanmışlardı... Gitmeden önce bıraktığım su yetmiş anlaşılan, bundan sonra da daha az sulamam gerektiğini anladım, fazla ilgi göstermemek lazımmış:) Fesleğenimizden yemeye başladık bile...


(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Pencere Önü Bostanlarında son durum

Daha önce bahsetmiştim, baharın da gelmesiyle çiçek/sebze yetiştirme merakım arttı. Büyük bir hevesle aldım bu pencere önü bostanlarını, her gün gözlüyorum suyuna ısısına güneşine dikkat ediyorum ama hala bir gelişme yok... Naneler hemen yeşerdiler ama bir türlü büyümüyorlar, ama nane en zor büyüyenlerinden olduğu için sabırlı olmaya çalışıyorum yine de aradan 40 gün geçti. Fesleğende ise topu topu 11 tane yeşil fidan çıktı, hayal kırıklığı yaşasam da 11'ine de gözüm gibi bakıyorum, hergün yeni çıkan yapraklarını kontrol ediyorum.. Belki fazla ilgiden naz yapıyorlar ama ben de emeğimin karşılığını görmek istiyorum artık!


(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Sardunya zamanı...



Sonunda bahar geldi! Kışın kasvetli havasından kurtuluyoruz... Balkonları çiçeklerle renklendirmenin tam zamanı! Sardunya gür yaprakları ve parlak renkli çiçekleriyle en sevilen ve tercih edilen çiçeklerden biridir, üstelik bakımı ve yetiştirilmesi de çok kolaydır. Çeşitleri zengin,çiçek açma zamanı çok uzundur.

Sardunya güneşten ve sudan hoşlanır. Çok çiçek açması için bol güneş görmelidir. Gün içinde 1-2 saat gölge zarar vermez. Gerektiği zaman bolca sulanır.Tekrarı için toprağının epeyce kuruması beklenir.Aşırı sulama bitkiyi çürütür.Susuzluğa dayanır. Kışın suyu iyice azaltılır.

Sardunyanızı güzelleştirmenin püf noktaları:
  • Sardunyanızı yeni bir saksıya alıyorsanız yeni saksının, eskisinden bir boy büyük olmasına dikkat edin.
  • Saksının altındaki drenaj deliğinin açık olup olmadığını kontrol edin.
  • Sardunyanın toprağını düzenli olarak çapalayın.
  • Çapadan hemen sonra su verin.
  • Sardunyanızı sabah çok erken veya akşam geç saatlerde sulayın.
  • Sulama yaparken sardunyanızın yapraklarına ve çiçeklerine su gelmemesine özen gösterin.
  • Sardunyanın çevresindeki yabani otları temizleyin.
  • Sardunyanızdaki solan çiçekleri düzenli olarak temizleyin.
Sardunyalar şubat-mart ayında budanır.Fazla uzun dallarının kısaltılması yeterli olur. Çiçek mevsimini uzatmak için geçmiş çiçekleri düzenli olarak ayıklanmalıdır.Çoğaltmak için yazın bitkiden15 cm. boyunda çiçekler kesilir.Bir gün dışarda bekletilip soldurulur.Önceden sulanmış saksılara ekilir.Tutuncaya kadar çok az sulanır. Genel sardunya tohumdan da kolaylıkla yetiştirilebilir.

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Evimdeki Bostan...

Her zaman istemişimdir, bahçem olsun meyvemi sebzemi kendim yetiştireyim... Bahçeli ev hala hayal durumunda... ama kendi sebzemi yetiştirmek değil... Simdilik çiçeklerle haşır neşir durumdayım, geçen aralık ayında diktiğim çiğdem soğanları yeşerdi hatta çiçek çıkmak üzere.. Şimdi sıra fesleğen ve naneye geldi. Yakın zamanda rastladığım "Pencere Önü Bostanları" tam istediğim şey... Dediklerine göre tek yapmam gereken evde güneşli bir yere koymak ve sulamak... Yine de bitkilerin çıktığının görmeden inanmayacağım... Birkaç yerde bu bostanlardan memnun olmayanlar olduğunu da okudum ama bir de kendim denemeliyim diye düşünüyorum.

Eğer siz de evinizde sebze yetiştirmek istiyorsanız Pencere önü bostanlarını Bauhaus, Koçtaş, ya da Praktiker mağazalarında 10-14 TL arasında bulabilirsiniz. (Ya da önce benim denememden çıkan sonucu da bekleyebilirsiniz)

* Bostanların ekimine dair her türlü işlem Botanika tarafından yapılıyor.
* Hazırlanmış saksılar evin en güneş gören bölümüne, örneğin bir pencere önü ya da güneş alan balkona yerleştiriliyor.
* Toprak yüzeyinden sulamada yüzeyin bozulmamasına dikkat etmek, fıs fıs veya ince süzgeçli bir kap ile toprağın üzerinden sulama yapmak gerekiyor. Bostan tabağına su koymak suretiyle alttan sulama yöntemi, tohumun sağlıklı çimlenmesi için daha garantili.
* Tohumlar çimlenene kadar sulama yapmak gerekiyor.
* Bostanlardaki bitkiler ortalama birkaç haftada büyüse de her birinin farklı bakım şekilleri var. örneğin; soğanlar çıktıktan sonra fazla sulama yapılmaması gerekiyor ve maydonoz da diğer sebzelere göre biraz geç çıkıyor.

Satışa Sunulan Pencere Önü Bostanları:
TAZE SOĞAN
TERE
ROKA
DERE OTU
TURP
MAYDANOZ
SEMİZOTU
HİNDİBA-RADİKA
BUĞDAY
KEDİ ÇİMİ
FESLEĞEN
TAZE SARIMSAK

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Takip Edin...

Follow Me on Pinterest

Yazar Kafe

İletişim: dahabaskablog@gmail.com

Takip Ettiklerim