Stokholm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stokholm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Stokholm Gezi Notları - 2

Nerede kalmıştım..:) Stokholm'de gezinin 2. gününe tekne turuyla başlanabilir. Her mevsimde farklı turlar yapıyolar, bizim katıldığımız 1 saatlik turda şehrin içindeki kanallarda ve adaların çevresinde dolaşıp, bir yandan da rehbein geçtiğimiz yerleri tanıttığı bir turdu. Kışın buz tutmuş kanalların arasından buzları kırarak dolaşmak ayrı bir keyif.

Gezi teknesi

Hostel olarak kullanılan 120 senelik tekne

Denizden Stokholm

Bot turlarının kalktığı yerden yürüyerek Djurgarden bölgesine geçiliyor. Burdaki en etkileyici yer Vasa müzesi. İlk suya indirilişinden hemen sonra batan ve 300 sene suda kalan devasa tekne için yapılmış bir müze burası. Gördüğüm en başarılı müzelerden biri. Tekne neredeyse ilk günkü gibi, 300 sene suda hiç yıpranmamış. Müzeyi gezerken sanki gerçekten geminin içinde geziyorsunuz...

Vasa Müzesi

Vasa

Vasa müzesinin hemen arkasında Nordic müzesi var, içini gezmeye fırsatım olması ama binasına hayran kaldım. Yine aynı bölgede - benim vakit bulup gidemediğim - bir yer de çocuklar için yapılmış olan Junibacken. Çocukken en sevidiğim kitaplardan olan Pippi Uzunçorabın İsveçli yazarının diğer hikayelerin maketlerle anlatıldığı bir müze diyebiliriz.

Nordiska Müzesi

Junibacken

Aynı adada bir de dünyanın ilk açık hava müzesi var, İsveç'in çeşitli yerlerinden 150 ev ve çiftlik evi getirilmiş. Burayı da have soğuk ve karlı olduğu için gezemedik ne yazıkki.

Stokholm'de görülecek çok yer ama sadece birkaç gün için:) Bunlar dışında şehrin içinde gidebileceğiniz kayak merkezi var daha uzun kalanlar için... En son olarak da göremediğim bir yer daha var, kraliyet ailesinin şuanda oturduğu saray. Unesco'nun dünya mirası listesinde bulunuyor, kısmen ziyretçilere açık ama biraz uzaktaydı. Başka sefere artık...:)


(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Stokholm Gezi Notları - 1

Geçtiğimiz hafta Stokholmdeydim. İş gezisini fırsat bilip haftasonuna uzatarak şehri gezme fırsatı buldum. Aslında belki gidilebilecek en kötü zamandı. Kış olması nedeniyle hava 8.30 dan sonra aydınlanıyor ve 3'te kararmaya başlıyordu. Çok daha soğuk bekliyordum ama neyseki benim şansıma sadece -2 /-5 arasındaydı hava. Tabiki heryer bembeyaz örtüyle kaplı, belki bu yüzden çok kasvetli gelmedi bana.

Stokholm "Çok Ada" anlamına geliyormuş ve 14 farklı ada üstüne kurulmuş. Adalar arasındaki kanallar, köprüler Venedik'i hatırlatıyor insana...

Şehri gezmek için başlangıç noktası "Gamla Stan", sehrin en eski, ortaçağ'dan kalma yerleşim bölgesi. Bütün turistik dükkanlar restoranlar burada. Eski kraliyet sarayı da bu ada üstünde, şu anda kraliyet ailesi yaşamıyor ama müze olarak gezilebilir. Oraya kadar gitmişken görmeden geçmemek lazım ama biraz hayal kırıklığına uğramadım değil. Bizim sarayların ihtişamı yok bu binada ama asıl hayal kırıklığını içeriyi gezerken yaşadım. Dairelerde sergiledikleri eşyalar öylesine koyulmuş gibiydi, hele hazine dairesini gezerken bir mahsende birkaç kral ve kraliçe tacı görünce kendimizi kazıklanmış hissettik:) Yeri gelmişken söyleyeyim, müzeler, turlar, yemek, içmek, alışveriş herşey çok pahalı bu şehirde... Eğer oraya özgü yemekleri de merak ederseniz, İkea'ya uğramanız yeterli olur:) İsveçe özgü meşhur köfteleri, somon balıkları, salamuralar, reçeller, zencefilli kurabiyeleri ikea'dan bulabilirsiniz:)


Denizden Royal Palace

Gamla Stan sokakları

Sarayda nöbet değişim töreni

Bütün Stokholm'u yürüyerek gezebilirsiniz. Gamla Stan'dan sonra yürüyerek "City" denen bölgeye geçebilirsiniz. Burası alışveriş merkezlerinin, ünlü mağazaların, restoranların bulunduğu bir bölge. NK buranın en meşhur alışveriş merkezi, birçok marka bir arada bulunuyor. Burada İsveç ve İskandinav tasarımı dekorasyon ürünlerinde çok aklım kaldı açıkçası. Daha sonra onlardan da blogda paylaşırım:)
Burada ayrıca bir sürü müze de var. Opera binası ve Nobel Ödüllerinin de verildiği Konser Binası yine bu bölgede.
Ayrıca gece hayatı da çok hareketli. Opera Cafe ve Berns en ünlü gece klüplerinden. Yemek için reservasyonlu gidilebilir ancak, belli bir saatten sonra gece klübüne dönüşüyor ve önlerinde inanılmaz kuyruklar oluşuyor. Bir de çok meşhur Buz Bar var. Bütün sene boyunca -5 derecede tutuluyor, girerken özel kıyafet ve eldiven veriyorlar ve içkiler de yine buz bardaklarda veriliyor.

Alışveriş caddeleri

İcebar

Cafe Opera

Ben en iyisi devamını 2. bölümde yazayım, yoksa bu çook uzayacak..:)

(c)Daha Başka - http://dahabaska.blogspot.com/

Takip Edin...

Follow Me on Pinterest

Yazar Kafe

İletişim: dahabaskablog@gmail.com

Takip Ettiklerim